Apartman ve Sitelerde Elektrikli Şarj İstasyonu Kurulum Şartları (2026) Güncel Yargıtay Kararları İle Değerlendirme

Apartman ve Sitelerde Elektrikli Şarj İstasyonu Kurulum Şartları (2026) Güncel Yargıtay Kararları İle Değerlendirme 

Türkiye yollarındaki sessiz devrim yani elektrikli araç kullanımı hızla artarken, bu dönüşüm beraberinde geleneksel mülkiyet hukuku ile modern teknoloji arasında bazı uyuşmazlıkları da beraberinde getirdi. Bugün pek çok kat maliki, “Ortak otoparkta aracımı nasıl şarj ederim?” sorusuna yanıt ararken, site yönetimleri, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (KMK) eski maddeleri ile güncel ihtiyaçlar arasında kaldı. Peki, ortak alanlara şarj ünitesi kurmak lüks bir harcama mı, yoksa ‘faydalı yenilik’ kapsamında kat maliklerinin bir hakkı mı? Site yönetimi ortak alana şarj ünitesi konulmasına izin vermediğinde kat malikleri neler yapabilir? Bu yazıda Apartman ve Sitelerde Elektrikli Şarj İstasyonu Kurulum Şartları konusunu; 2026 yılı güncel mevzuat düzenlemeleri, gerekli karar yeter sayıları ve emsal teşkil eden Yargıtay kararları ışığında inceleyeceğiz. 

Kat Mülkiyeti Kanununa Göre Ortak Alanlar ve Karar Yeter Sayısı

Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK), bir binada ortak yerlerde yapılacak değişiklikler için kat maliklerinin belirli çoğunlukla karar almasını öngörmektedir. Kanunun 19. maddesi uyarınca, “ortak alanlarda inşaat, onarım veya (dış cephe) renk değişikliği yapılabilmesi için maliklerin beşte dördünün onayı gerekir”

Kanunda apartman otoparkına bir şarj cihazı konulması da bu kapsamda değerlendirildiğinden tüm kat maliklerinin beşte dördünün onayı aranıyordu. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 2024 yılında yayınladığı bir genelgeyle elektrikli araç şarj ünitelerinin, bina mimarisinde esaslı bir değişiklik gerektirmeyen ve “inşaata tabi olmayan” taşınabilir sistemler olduğunu vurgulayarak, bunların ortak alanda kurulmasını “ortak yerde inşaat yapma” kapsamı dışında değerlendirmiştir. Bu çerçevede Genelgeye göre artık apartman ve sitelerde ortak otopark alanına şarj istasyonu kurulması için kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluk kararı yeterli görülmektedir. Yani geçmişteki 4/5 gibi nitelikli çoğunluk şartları yerine, kat maliklerinin salt çoğunluğu (toplantıya katılanların değil, tüm maliklerin yarıdan bir fazlası, hem kişi sayısı hem arsa payı hesabıyla) karar almasının yeterli olacağı düzenlenmiştir. 

KMK m.42’de kat malikleri,anagayrimenkulün ortak yerlerinde kendi başlarında bir değişiklik yapamazlar; ortak yerlerin düzgün veya bunları kullanmanın daha rahat ve kolay bir hale konulmasına veya bu yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yarayacak bütün yenilik ve ilaveler, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır denilerek faydalı yeniliklerin kat maliklerinin çoğunluğu ile yapılabileceğine işaret edilmiştir. 

Özünde genelge ile işaret edilen elektrikli şarj istasyonlarının faydalı yenilik kapsamında değerlendirilerek 19. maddede aranan beşte dört çoğunluk yerine kat maliklerinin çoğunluğunun kararı ile yapılabilmesidir. Ne var ki genelge ile kanunda aranan şartların hafifletilmesi normlar hiyerarşisine uygun değildir. Dolayısıyla Genelge ile getirilen ve kanunda aranan kat maliklerinin beşte dördünün onayı şartını kat maliklerinin salt çoğunlunun onayına tabi kılan genelgeye dayanılarak alınan kararlar üzerine açılan davalarda kanaatimizce KMK’da aranan beşte dört şartının uygulanması gerekmektedir. 

Diğer yandan, ortak alan kapsamı dışında kalan yerlere kurulan şarj istasyonlarında ise kat malikleri kurul kararı aranmayacaktır. Özellikle her daireye tahsisli özel otopark yerleri bulunan sitelerde, şarj ünitesi kurulumu kendi bağımsız bölümünün eklentisi içinde kalıyorsa ve mevcut elektrik tesisatında değişiklik gerektirmiyorsa, ayrıca diğer bağımsız bölümleri etkilemiyorsa kurul kararı almaya gerek olmaksızın malikin kendi imkanlarıyla şarj cihazı kurabileceği belirtilmiştir. Bir otopark yerinin eklenti/tahsisli sayılabilmesi için, bunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde kayıtlı olması gerekir. Eğer park yeri tapuda ilgili bağımsız bölümün eklentisi olarak gösterilmemiş, sadece site sakinlerince kura veya anlaşmayla fiilen paylaştırılmışsa, hukuken bu yer  ortak alan niteliğindedir. Bu durumda genelgedeki “karar aranmaksızın kurulabilme” kolaylığı geçerli olmayacak; söz konusu park yerine şarj ünitesi kurulumu yine kat malikleri kararına tabi olacaktır. Mevzuata aykırı şekilde, resmi olarak ortak alana giren bir yere yönetim izni olmadan şarj ünitesi kurulması KMK 19/2’ye aykırıdır. Ortak alanda izinsiz kurulan bir cihazın bina elektrik altyapısına (trafo, pano v.b.) aşırı yük bindirip zarar vermesi halinde, bunu yapan malikin zararı tazmin etme sorumluluğu doğacaktır. 

Yapı Ruhsatı ve Teknik Gereklilikler

Elektrikli şarj istasyonlarının binalara kurulumu, imar ve yapı izinleri bakımından da değerlendirilmelidir. İmar Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre normal şartlarda binalarda yapılacak ek tesisler için belediyeden yapı ruhsatı alınması gerekiyordu. Nitekim sabit bir ünite kurulması yapısal bir ekleme olarak görülüp ruhsat zorunluluğu doğurabilecektir. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2024 yılında yayınladığı genelgede bu konuda önemli bir kolaylık getirmiştir. Artık apartman ve site otoparklarına elektrikli araç şarj istasyonu kurulması için ayrıca bir yapı ruhsatı alma zorunluluğu aranmamaktadır. Bakanlık genelgesine göre, seyyar (taşınabilir veya duvara montajlı) üniteler “ruhsat gerektiren yapı” kapsamında kabul edilmemektedir. Bu nedenle belediyeye ayrı bir inşaat ruhsat başvurusu yapmaya gerek yoktur. Bununla birlikte, şarj cihazlarının kurulumu sırasında yangın ve elektrik güvenliği ile ilgili teknik standartlara uyulması şarttır. Genelgede, ünitelerin CE/TSE sertifikalı olması, uygun kesitte kablolama, kaçak akım rölesi, topraklama gibi elektriksel güvenlik önlemlerinin alınması ve gerektiğinde dağıtım şirketinden görüş alınması gerektiği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, imar mevzuatı yönüyle prosedür basitleştirilmiş olsa da, “can ve mal güvenliği” için teknik gereklilikler aynen geçerlidir. Binanın mevcut elektrik altyapısının şarj istasyonuna elverişli hale getirilmesi, gerekirse kapasite artırımı veya proje tadilatı yapılması önem taşır. Aksi takdirde, hazırlıksız ve denetimsiz kurulan şarj istasyonlarının yangın riski oluşturabileceği, elektrik altyapısına zarar verebileceği belirtilmektedir. 

Elektrikli Şarj İstasyonu Kurulumuna İlişkin Güncel Yargıtay Kararları: 

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9886 E., 2025/2810 K. 03.03.2025 tarihli kararında, kat malikinin kat malikleri kurul kararı almadan ana gayrimenkukün kendi bağımsız bölümüne isabet eden duvarını delmek suretiyle buradan kendi bağımsız bölümündeki tesisata ait bir elektrik kablosu geçirerek kurduğu şarj istasyonuna bağlamasının engellenmesi talebi ile açılan davada davayı kabul etmiştir. 

Bu doğrultuda, bir apartman sakini yönetim planında veya kurul kararında dayanak olmaksızın kendi dairesinden ortak alana kablo çekip aracını şarj ederse, diğer maliklerin Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak “müdahalenin önlenmesi ve eski hale iade” talep etme hakkı vardır. Mahkeme, gerekli görürse söz konusu izinsiz tesisatın sökülmesine karar verecektir. Bu durumda masraflar da izinsiz yapan kişiye ait olacak, hatta ortak alanın zarar görmesi halinde KMK m.19 uyarınca tazminat sorumluluğu da doğabilecektir.

Sonuç: Geleceğin Teknolojisi, Bugünün Hukuku

Elektrikli araçların hayatımızdaki yerinin hızla artması, apartman ve site yaşamında yeni hukuki ihtiyaçları da beraberinde getirmiştir. 2026 yılı itibarıyla şarj istasyonları artık lüks bir harcamadan ziyade “faydalı yenilik” olarak kabul edilebilecekse de kurulum süreci hem teknik hem de hukuki açıdan hassas dengeler barındırmaktadır.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2024 genelgesi ile karar yeter sayıları ve ruhsat süreçlerinde önemli kolaylıklar getirilmiş olsa da bu düzenlemelerin Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) ile çeliştiği noktalar, mülkiyet hakkı sahipleri için halen riskler barındırmaktadır. Özellikle Yargıtay’ın güncel kararları, izinsiz ve usulsüz yapılan kurulumların “müdahalenin önlenmesi” ve “eski hale iade” davaları ile sonuçlanabileceğini göstermektedir.

Özetle, ortak alanlarda veya tahsisli otoparklarda bir şarj ünitesi kurmadan önce;

  • Sitenin yönetim planının incelenmesi,
  • KMK uyarınca gerekli karar yeter sayısının usulüne uygun sağlanması,
  • Can güvenliği için teknik standartlardan ödün verilmemesi hem hukuki hem de maddi kayıpların önüne geçecektir.

Hukuki belirsizliklerin yaşandığı bu geçiş sürecinde, hak kaybına uğramamak adına her somut olayın özelinde bir hukukçu görüşü almak en sağlıklı yol olacaktır.


                                                                                                         Avukat Marka Vekili 

                                                                                                              Janset ÖZDEMİR

Add your Comment

×