Marka Tescili Nedir, Nasıl Yapılır? | Ankara Marka Tescili

 

Marka Tescili Nedir, Nasıl Yapılır?

Av. Janset Özdemir | Marka Vekili | Ankara

Güncelleme tarihi:

Bir işletme adı belirlemek, logo hazırlatmak ve internet sitesi açmak, markalaşmanın görünür adımlarıdır. Ancak bu adımların yanında, seçilen işaret üzerinde hangi haklara sahip olunacağının da değerlendirilmesi gerekir. Özellikle ürün, ambalaj, reklam ve mağaza yatırımı yapılmadan önce marka tescili konusunun ele alınması, ileride ortaya çıkabilecek isim değişikliği ve hak sahipliği uyuşmazlıklarının önlenmesine yardımcı olur.

Türkiye’de marka tescili, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde yürütülür. Başvuruda markanın kimin adına tescil edileceği, hangi mal ve hizmetlerde korunacağı ve önceki haklarla çatışıp çatışmadığı birlikte değerlendirilmelidir. Şirket unvanı, internet alan adı ve sosyal medya hesabı da bu planın parçalarıdır; her birinin hukuki işlevi farklıdır. [1][2]

Aşağıdaki sorular, ilk defa marka tescili yaptıracak girişimcilerin ve mevcut markasını korumak isteyen işletmelerin başvuru öncesinde bilmesi gereken temel konuları açıklamaktadır.

1. Marka tescili nedir, marka sahibine hangi hakları sağlar?

Marka tescili, bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerinkinden ayırt eden işaretin, belirlenen mal ve hizmetler için TÜRKPATENT siciline kaydedilmesidir. Tescil, marka sahibine kanunda belirlenen kapsamda münhasır haklar sağlar.

Marka yalnızca bir şirket adı veya logodan oluşmaz. Ayırt edici nitelik taşıması ve korumanın konusunu açık biçimde gösterecek şekilde sicilde temsil edilebilmesi koşuluyla sözcükler, kişi adları, şekiller, harfler, sayılar, renkler, sesler ve bazı ürün veya ambalaj biçimleri de marka olabilir. Örneğin bir kahve işletmesinin adı, ambalajında kullandığı özgün işaret ve belirli koşulları sağlayan ses unsuru ayrı değerlendirmelere konu olabilir. [1]

Marka sahibinin başlıca hakları

Tescilli marka sahibi, kanuni şartların oluşması hâlinde şu imkânlardan yararlanabilir:

  • Tescilli markayla aynı işaretin, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerde izinsiz kullanılmasının önlenmesini isteyebilir.
  • Aynı veya benzer işaretlerin, aynı veya benzer mal ve hizmetlerde tüketicide karıştırılma ihtimali doğuran kullanımına karşı hukuki yollara başvurabilir.
  • Sonraki marka başvurularına itiraz edebilir; hakkının ihlali durumunda ihlalin durdurulması, sonuçlarının giderilmesi ve koşulları varsa tazminat talep edebilir.
  • Markasını devredebilir veya lisans sözleşmesiyle başkalarının kullanımına izin verebilir. Böylece marka, işletmenin ticari ilişkilerinde değerlendirebileceği bir malvarlığı unsuruna dönüşebilir. [2][3]

Bu hakların kapsamı, tescil edilen işaret ve mal veya hizmet listesiyle bağlantılıdır. Bir kelimeyi marka olarak tescil ettirmek, o kelimenin bütün sektörlerdeki her kullanımını yasaklama yetkisi vermez. Bununla birlikte, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle daha geniş koruma şartlarını taşıyan markalar bakımından farklı mal veya hizmetlerdeki kullanımlara karşı da koruma gündeme gelebilir. [2]

Marka tescili kaç yıl geçerlidir ve nerede koruma sağlar?

Türkiye’de tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Tescil, onar yıllık dönemler hâlinde yenilenebilir. Sürenin başlangıcında tescil belgesinin düzenlendiği tarih değil, başvuru tarihi esas alınır. [2]

Türkiye’de alınan marka tescili Türkiye’de koruma sağlar. Yurt dışına satış yapan veya yabancı pazarlara açılmayı planlayan işletmelerin hedef ülkeler için ayrıca koruma planlaması gerekir. Bunun için ilgili ülke veya bölgesel ofislere başvuru yapılması ya da şartları varsa Madrid Sistemi’nden yararlanılması değerlendirilebilir. Uluslararası başvuru da kendiliğinden bütün dünyada geçerli tek bir marka hakkı oluşturmaz. [3][4]

2. Marka tescili nasıl yapılır, başvuru için hangi belgeler gerekir?

Marka tescil başvurusu, TÜRKPATENT’in Elektronik Başvuru Sistemi olan EPATS üzerinden yapılır. Sağlıklı bir başvuru için önce marka araştırması yapılmalı, korunacak işaret belirlenmeli ve mal veya hizmet listesi hazırlanmalıdır. Başvurunun sisteme kaydedilmesinden sonra inceleme, yayım ve varsa itiraz aşamaları takip edilir. [5]

Başvuru öncesinde marka araştırması

Marka araştırması, seçilen ismin aynısının daha önce tescil edilip edilmediğine bakılmasıyla sınırlı tutulmamalıdır. Yazılışı farklı olsa bile benzer okunan, benzer bir görsel izlenim oluşturan veya tüketicinin ilişkilendirebileceği işaretler de değerlendirilmelidir. Araştırmada önceki başvuruların tarihleri, hukuki durumları ve kapsadıkları mal veya hizmetler birlikte ele alınır.

Ayrıca bir adın daha önce kimse tarafından tescil edilmemiş olması, tek başına tescile uygun olduğunu göstermez. Ayırt edici olmayan veya ilgili malın türünü ve niteliğini doğrudan anlatan ifadeler bakımından ret nedenleri bulunabilir. Örneğin yalnızca ürünün genel adını sahiplenme düşüncesiyle yapılan başvuru ile özgün bir işaret için yapılan başvuru aynı şekilde değerlendirilemez. Ön araştırma, riskleri belirlemeye yardımcı olur; tescil sonucuna ilişkin garanti oluşturmaz. [2][5]

Kelime markası ve logo seçimi

Başvuruda korunmak istenen işaretin nasıl sunulduğu önemlidir. Bir sözcüğün kendisi, yalnızca logo veya sözcük ile şeklin birlikte yer aldığı birleşik bir işaret için başvuru yapılabilir. Sözcük ve logonun birlikte tescil edilmesi, her unsurun tek başına her durumda aynı kapsamda korunacağı anlamına gelmez. Markanın günlük hayatta nasıl kullanılacağına göre ayrı başvuruların gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. [1][2]

Marka sınıfları ve mal veya hizmet listesi

Marka başvurularında Nice sınıflandırması kullanılır. Sistem, mallar için 34 ve hizmetler için 11 olmak üzere toplam 45 sınıftan oluşur. Başvuruda faaliyetle ilgili sınıf numaralarının yanında, korunması istenen mal veya hizmetlerin doğru biçimde belirtilmesi gerekir. [5][6]

Örneğin kendi markasıyla kıyafet üreten bir işletmenin ürünleri için ihtiyaç duyduğu koruma ile mağazacılık veya çevrim içi satış hizmetleri bakımından ihtiyaç duyduğu koruma birlikte değerlendirilmelidir. Yalnızca satış hizmeti için seçilen bir liste, ürünün kendisine ilişkin bütün marka ihtiyaçlarını karşılamayabilir.

Aynı sınıfta yer alan her mal veya hizmetin mutlaka benzer olduğu, farklı sınıflardakilerin ise kesinlikle benzer olmadığı varsayılamaz. İncelemede ürünlerin veya hizmetlerin niteliği, amacı, kullanıcıları ve birbirleriyle ilişkisi önem taşır. Bu nedenle sınıf seçimini yalnızca sınıf başlıklarına bakarak yapmak yerine, işletmenin mevcut faaliyetini ve gerçekçi büyüme planını esas almak gerekir. [2][6]

Marka başvurusu için gerekli bilgi ve belgeler

Başvurunun niteliğine göre ayrıntılar değişebilmekle birlikte temel olarak şu bilgi ve unsurlar hazırlanır:

  • Başvuru sahibinin kimlik veya tüzel kişi bilgileri ile adres ve iletişim bilgileri.
  • Korunması istenen sözcük, logo veya diğer işareti gösteren uygun marka örneği.
  • Tescil istenen mal veya hizmetlerin sınıflara göre düzenlenmiş listesi.
  • EPATS üzerinden tamamlanan başvuru bilgileri ve gerekli başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi.
  • Vekille başvuruluyorsa vekil bilgileri; başvurunun özelliğine göre rüçhan belgeleri, ortak veya garanti markası teknik şartnamesi gibi ek belgeler. [5]

Her başvuruda şirket kuruluş belgesi veya noter onaylı vekâletname sunulmasının zorunlu olduğu söylenemez. Gerçek kişi başvurusu mümkündür. Temsil yetkisini gösteren belgenin Kurum tarafından istenmesi ve özel yetki veya şekil gerektiren işlemler ise ayrıca değerlendirilir. [2]

İnceleme ve tescil aşamaları

Kurum, başvuruyu şekli şartlar ve kanundaki mutlak ret nedenleri yönünden inceler. Yayımlanması uygun bulunan başvuru Resmî Marka Bülteni’nde ilan edilir. İlgili kişiler, yayım tarihinden itibaren iki ay içinde başvuruya itiraz edebilir. İtiraz bulunmaması veya itirazların tescile engel olmaktan çıkması ve gerekli işlemlerin süresinde tamamlanması üzerine marka tescil edilir. [2][5]

Başvuru numarası alınması, tescilin tamamlandığı anlamına gelmez. Eksiklik bildirimleri, ret kararları, üçüncü kişi itirazları ve ücret ödemeleri sürecin sonucunu etkileyebilir. Bu nedenle her dosya için değişmez bir sonuçlanma süresi veya kesin tescil sözü verilmesi doğru değildir.

TÜRKPATENT işlem ücretleri ile vekillik hizmetinin bedeli ayrı değerlendirilir. Resmî ücretler bakımından başvurunun kapsamı ve güncel tarife esas alınmalıdır. Başvuru yapılırken tescil aşamasında doğabilecek ücretlerin de hesaba katılması, toplam maliyetin daha doğru planlanmasını sağlar. [7]

Marka vekiliyle çalışmak zorunlu mudur?

Türkiye’de yerleşik kişiler başvurularını kendileri yapabilir veya sicile kayıtlı bir marka vekilinden destek alabilir. Yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler için vekille temsil kuralı uygulanır. Marka vekili desteği; başvuru sahibinin doğru belirlenmesi, benzerlik araştırması, mal ve hizmet listesinin hazırlanması, itirazların değerlendirilmesi ve sürelerin takibi bakımından yarar sağlar. TÜRKPATENT nezdindeki temsil yetkisi bakımından marka vekilliği kaydı dikkate alınır. [2]

3. Marka tescili yaptırmak zorunlu mudur? Tescilsiz marka kullanmanın riskleri nelerdir?

Genel kural olarak marka tescili yaptırmak zorunlu değildir. Bir işaretin tescilsiz kullanılması, yalnızca tescil bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı hâle gelmez. Ancak tescilsiz kullanım, üçüncü kişilerin önceki haklarını ihlal etme riskini ortadan kaldırmadığı gibi tescilli markanın sağladığı hukuki konumu da kendiliğinden sağlamaz. [5]

Tescilsiz marka hiç korunmaz mı?

Tescilsiz markalar da belirli koşullarda korunabilir. Başka bir kişinin başvurusundan önce, ticaret sırasında kullanılan bir işaret üzerinde hak elde edilmişse, bu önceki hak yeni başvuruya itirazda veya sonradan tescil edilen markaya karşı hükümsüzlük talebinde önem taşıyabilir. Somut olayın koşullarına göre haksız rekabet hükümleri de gündeme gelebilir. [2][9]

Burada belirleyici olan, yalnızca “Bu ismi önce ben düşündüm” veya “Yıllar önce hesabını açtım” denilmesi değildir. İşaretin ne zamandan beri, hangi mal veya hizmetlerde ve ne şekilde kullanıldığının ortaya konulması gerekir. Faturalar, ürün ve ambalaj örnekleri, kataloglar, reklam kayıtları, tarihli internet içerikleri ve satış belgeleri bu değerlendirmede önem taşıyabilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.02.2025 tarihli, 2024/2457 E., 2025/1216 K. sayılı kararı da önceki tescilsiz kullanımın markasal nitelikte ve belirli ölçüde ayırt edicilik kazandıracak şekilde gerçekleşmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Karara göre bu kullanımın hükümsüzlüğe etkisi, fiilen kullanılan mal veya hizmetler üzerinden değerlendirilmelidir. Dolayısıyla önceki kullanım, bütün sınıflar bakımından sınırsız bir hak olarak görülemez. [8]

Tescilsiz kullanımın işletme açısından riskleri

Tescil başvurusu ertelendiğinde özellikle şu sorunlarla karşılaşılabilir:

  • Üçüncü kişinin aynı veya benzer işaret için başvuru yapması hâlinde önceki hak sahipliğini ispat etme ve itiraz süreçlerini takip etme ihtiyacı doğabilir.
  • Seçilen işaret başkasının önceki marka hakkıyla çatışıyorsa kullanımın durdurulması ve koşulları varsa tazminat talepleriyle karşılaşılabilir.
  • Uyuşmazlık nedeniyle marka değişikliğine gidilmesi; ambalaj, tabela, reklam, internet sitesi ve müşteri iletişimi bakımından yeni maliyetler doğurabilir.
  • Lisans, distribütörlük, yatırım veya marka devri görüşmelerinde hak sahipliğinin ve koruma kapsamının ayrıca açıklanması gerekebilir.

Bu riskler, her tescilsiz markanın mutlaka kaybedileceği anlamına gelmez. İşletme açısından asıl mesele, markaya yapılan yatırım büyümeden önce hak sahipliğini ve koruma ihtiyacını değerlendirmektir. Başvuru öncesinde toplanan kullanım belgelerinin düzenli saklanması da ileride çıkabilecek uyuşmazlıklarda yararlı olur.

4. Şirket kurmadan, kendi adıma marka tescili yaptırabilir miyim?

Evet. Marka tescil başvurusu yapmak için limited veya anonim şirket kurulması zorunlu değildir. Gerçek kişiler de kendi adlarına marka başvurusunda bulunabilir ve marka sahibi olabilir. Henüz ürününü piyasaya sunmamış bir girişimci, gerekli başvuru şartlarını sağlayarak hazırlık aşamasında da başvuru yapabilir. [2][5]

Örneğin ileride kendi markasıyla kozmetik ürünü satmayı planlayan kişi, şirket kuruluşunu tamamlamadan önce marka araştırması yaptırabilir ve markası için kendi adına başvuru yapabilir. Bununla birlikte marka başvurusu; şirket kuruluşu, vergi kaydı, ruhsat veya ürüne ilişkin özel izinlerin yerine geçmez. Bu yükümlülükler faaliyetin niteliğine göre ayrıca ele alınır.

Şirket sonradan kurulursa marka kime ait olur?

Marka bir gerçek kişi adına tescil edilmişse, sonradan şirket kurulması markayı kendiliğinden şirketin malvarlığına geçirmez. Markanın şirkete devri veya şirket tarafından lisans ya da kullanım izniyle kullanılması ayrıca düzenlenebilir. Devir tercih edildiğinde kanundaki sözleşme şekli ve sicil işlemleri dikkate alınmalıdır. [2]

Bu konu özellikle ortaklı girişimlerde önemlidir. Başvurunun ortaklardan yalnızca biri adına yapılması düşünülüyorsa, diğer ortakların marka üzerindeki konumu ve ortaklığın sona ermesi hâlinde markanın nasıl kullanılacağı baştan kararlaştırılmalıdır. Başvuru sahibinin seçimi, yalnızca başvuru formundaki bir isim alanı olarak görülmemelidir.

Markayı hemen kullanmak zorunda mıyım?

Başvuru sırasında her durumda daha önce kullanım yapılmış olması aranmaz. Bununla birlikte, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan, tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan veya kullanımına kesintisiz beş yıl ara verilen marka, kullanmama nedeniyle iptal talebine konu olabilir. İptal, beş yılın sonunda kendiliğinden gerçekleşmez; kanundaki şartlar ve usul çerçevesinde değerlendirilir. [2]

Bu nedenle henüz faaliyete geçmemiş girişimciler için de marka başvurusu yapılırken gerçekçi bir iş planı esas alınmalıdır. On yıllık koruma süresi ile beş yıllık kullanmama değerlendirmesi farklıdır: İlki başvuru tarihinden, ikincisi ilk kullanım yükümlülüğü bakımından tescil tarihinden hareket eder.

5. Şirket unvanını ticaret siciline kaydettirmek marka tescili yerine geçer mi?

Hayır. Ticaret unvanının ticaret siciline kaydedilmesi, TÜRKPATENT nezdinde marka tescili yapılmış olması sonucunu doğurmaz. Ticaret unvanı tacirin kimliğini, marka ise mal veya hizmetlerin ticari kaynağını ayırt etme işlevi görür.

Bir şirketin resmî unvanı ile ürünlerinde kullandığı marka farklı olabilir. Örneğin ticaret sicilinde uzun bir şirket unvanıyla kayıtlı olan bir işletme, ambalajlarında yalnızca kısa bir sözcük ve logo kullanabilir. Tüketicinin ürünü tanırken esas aldığı bu işaretin marka hukuku bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Konu Ticaret unvanı Marka
Temel işlev Taciri ve ticari kimliğini ayırt eder. Mal veya hizmetleri diğer işletmelerinkinden ayırt eder.
Tescil yeri Ticaret sicili TÜRKPATENT
Korumanın değerlendirilmesi Unvana ilişkin hükümler ve somut kullanım esas alınır. İşaret, mal veya hizmet kapsamı ve marka hukuku şartları esas alınır.
Birbirinin yerine geçme Marka tescili yerine geçmez. Şirket kuruluşu veya ticaret unvanı tescili yerine geçmez.

Ticaret unvanının marka tescili yerine geçmemesi, unvanın hiçbir hukuki koruması olmadığı anlamına gelmez. Usulüne uygun tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanı Türk Ticaret Kanunu kapsamında korunur. Önceki ticaret unvanına dayanan haklar, şartları varsa sonraki marka başvurusuna karşı da ileri sürülebilir. [2][9]

Diğer taraftan, ticaret sicilinin bir şirket unvanını kabul etmiş olması o ibarenin her türlü markasal kullanımını hukuka uygun hâle getirmez. Aynı sözcüğün ürün ambalajında, reklamda veya mağaza tabelasında nasıl kullanıldığı ve önceki haklarla ilişkisi ayrıca incelenir.

Bunun karşı yöndeki sınırı da gözetilmelidir: Bir sözcüğün ticaret unvanında bulunması tek başına her olayda marka ihlali oluşturmaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.05.2025 tarihli, 2024/5261 E., 2025/3619 K. sayılı kararında, tescilli unvanın internet sitesinde ayırt edici ibare öne çıkarılmadan tam şekliyle kullanılması bakımından markasal kullanım bulunmadığı değerlendirilmiştir. Kullanımın biçimi, uyuşmazlığın sonucunu değiştirebilir. [10]

6. İnternet alan adı veya sosyal medya kullanıcı adı almak markamı korur mu?

Alan adı veya sosyal medya kullanıcı adı almak, tek başına marka tescili sağlamaz. Alan adı internet adresinin kullanılmasına, kullanıcı adı ise ilgili platformdaki hesabın tanımlanmasına ilişkindir. Bu kayıtlar, aynı işaret üzerinde TÜRKPATENT nezdinde marka hakkı kazanıldığı anlamına gelmez. [2][11]

Bir internet adresinin boşta olması, o adın marka olarak serbestçe kullanılabileceğini de göstermez. Benzer şekilde, sosyal medya platformunun bir kullanıcı adını kaydetmeye izin vermesi, bu kullanımın üçüncü kişilerin marka hakkıyla çatışmayacağını garanti etmez.

Önce alınmış alan adı veya hesap hiç önem taşımaz mı?

Alan adı ve sosyal medya kayıtları, önceki kullanımın incelenmesinde delil olarak önem taşıyabilir. Ancak alan adının yalnızca kaydedilmiş olması ile o ad altında fiilen mal veya hizmet sunulması farklı olgulardır. Hesabın açılış tarihi, ticari içeriklerin yayım tarihleri, satışların niteliği ve işaretin markasal kullanımı birlikte değerlendirilmelidir.

Örneğin yıllar önce açılıp hiç kullanılmamış bir hesapla, aynı ad altında düzenli ürün tanıtımı ve satış yapılan bir hesabın önceki hak iddiasına katkısı aynı olmayabilir. Bu yüzden yalnızca kullanıcı adını veya alan adını elde tutmak yerine, gerçek kullanımın tarihli belgelerle desteklenmesi önemlidir. [8]

Marka tescili alan adını veya hesabı otomatik olarak kazandırır mı?

Markayı tescil ettirmek de başkasının alan adını veya sosyal medya hesabını kendiliğinden devralma hakkı vermez. Uyuşmazlıkta önceki haklar, kullanım amacı, meşru bağlantı, karıştırılma ihtimali ve uygulanacak başvuru yolunun şartları dikkate alınır. [14]

Sınai Mülkiyet Kanunu, hak veya meşru bağlantı olmadan bir işaretin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod veya anahtar sözcük olarak kullanılmasını belirli şartlarla önlenebilir kullanımlar arasında sayar. Dolayısıyla yalnızca adların birbirine benzemesi üzerinden otomatik bir sonuç çıkarılamaz. [2]

“.tr” uzantılı alan adları bakımından, koşulları varsa uyuşmazlık çözüm mekanizmasına başvurulabilir. Bu yolda işaretle benzerlik veya aynılık yanında, alan adı sahibinin hak veya bağlantısının bulunmaması ve kötü niyetle tahsis ya da kullanım şartları birlikte ele alınır. Sosyal medya hesaplarında ise ilgili platformun başvuru süreçleri ile somut olayda kullanılabilecek hukuki yollar değerlendirilir. [11]

Yeni bir marka oluşturulurken marka araştırması, uygun alan adının belirlenmesi ve sosyal medya adlarının kontrolü birlikte yapılmalıdır. Bu kontrollerden birinin olumlu sonuçlanması, diğerlerinin de sorunsuz olduğu anlamına gelmez.

7. Marka tescili ile patent arasındaki fark nedir?

Marka tescili, mal veya hizmetleri ayırt eden işareti korur. Patent ise kanundaki şartları sağlayan teknik bir buluşa ilişkin korumadır. Gündelik dilde kullanılan “isim patenti” veya “marka patenti” ifadeleriyle çoğu zaman kastedilen işlem marka tescilidir.

Bir ürünün adı için marka başvurusu yapılabilir. Ürünün çalışma biçimine ilişkin yeni bir teknik çözüm söz konusuysa patent değerlendirmesi gündeme gelebilir. Patent için genel olarak yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik şartları aranır. Bir ürünün yeni bir adla satılması, o ürünün teknik yapısının patentlenebilir olduğu anlamına gelmez. [12][13]

Karşılaştırma Marka tescili Patent
Korunan unsur Mal veya hizmetleri ayırt eden işaret Teknik buluş
Örnek Bir kahve makinesinin adı veya logosu Makinenin teknik bir soruna yeni çözüm getiren mekanizması
Başlıca değerlendirme Ayırt edicilik, ret nedenleri ve önceki haklarla çatışma Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik
Koruma süresi Başvurudan itibaren 10 yıl; onar yıllık dönemlerle yenilenebilir. Başvurudan itibaren 20 yıl; bu süre uzatılamaz.
Korumanın sınırı Tescil edilen işaret ve ilgili mal veya hizmetler üzerinden belirlenir. Buluşun patent istemlerinde tanımlanan teknik kapsamı üzerinden belirlenir.

Örneğin yeni bir kahve makinesi geliştiren işletme, cihazın pazarda tanınacağı ad için marka tescili düşünebilir. Cihazdaki özgün teknik çözüm patent; dış görünüm ise koşulları varsa tasarım koruması bakımından ayrıca değerlendirilebilir. Aynı üründe birden fazla sınai mülkiyet hakkı bulunması mümkündür. [12][13]

Bu ayrım başvuru bütçesi bakımından da önemlidir. Marka tescili yaptırılması, ürünün teknik özelliklerinin patentle korunduğu anlamına gelmez. Patent alınması da ürün adının marka olarak tescil edildiği sonucunu doğurmaz. Korunmak istenen unsur doğru belirlenerek uygun başvuru yolu seçilmelidir.

Marka tescilinde doğru başlangıç, kullanılmak istenen ismin araştırılması ve işletmenin ihtiyaçlarına uygun bir başvuru hazırlanmasıdır. Bir markanın sicilde görünmesi kadar, hangi mal ve hizmetlerde korunduğu, başvurusunun hangi aşamada olduğu ve başka işaretlerle karıştırılma ihtimali taşıyıp taşımadığı da önemlidir. İsim, logo, ambalaj ve reklam yatırımı yapılmadan önce bu konuların birlikte değerlendirilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların ve yeniden başvuru maliyetlerinin azaltılmasına yardımcı olur.

8. Bir markanın tescilli olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?

Türkiye’de bir markanın başvuru veya tescil durumunu öğrenmek için TÜRKPATENT’in çevrimiçi marka araştırma sistemi kullanılabilir. Araştırma sırasında yalnızca tescil edilmiş markalar değil, incelemesi devam eden önceki başvurular da dikkate alınmalıdır. Çünkü önceki tarihli bir başvuru, henüz tescil belgesi düzenlenmemiş olsa bile sonraki başvuru bakımından önem taşıyabilir. [15][2]

Marka sorgulaması nasıl yapılır?

TÜRKPATENT Marka Araştırma sayfasında marka adı üzerinden arama yapılabilir. Sistemdeki “ile eşit”, “ile başlayan” ve “içinde geçen” seçenekleri, farklı kapsamda sonuçlar elde edilmesini sağlar. İlk taramada tüm sınıfların görülmesi, ardından ilgili mal ve hizmetler bakımından ayrıntılı inceleme yapılması yararlıdır. [15]

Örneğin bir kahve dükkânı için isim araştırılırken önce seçilen adın aynısı, ardından adın ayırt edici bölümü ve farklı yazım biçimleri taranabilir. Bitişik veya ayrı yazım, Türkçe karakter kullanımı ve benzer okunuşlar da incelemeye dâhil edilmelidir. Kelime içeren bir logo düşünülüyorsa yalnızca görselin farklı olmasına güvenilmeden, logodaki sözcükler de araştırılmalıdır.

Sorgulama sonucunda hangi bilgilere bakmalıyım?

Bir kaydın bulunması, tek başına başvurudan vazgeçilmesi gerektiğini göstermez. Sonucun anlamlandırılabilmesi için özellikle şu bilgiler birlikte incelenmelidir:

  • Marka örneği: Tescil veya başvurunun hangi sözcük, şekil ya da birleşik işarete ilişkin olduğu.
  • Başvuru sahibi: Kaydın kimin adına bulunduğu.
  • Başvuru tarihi: Varsa rüçhan bilgisiyle birlikte önceki hakkın zaman bakımından konumu.
  • Dosyanın durumu: Başvurunun incelemede, yayımlanmış, tescilli, reddedilmiş veya başka bir işlem aşamasında olup olmadığı.
  • Mal ve hizmet listesi: Yalnız sınıf numaraları değil, kaydın kapsadığı ürün ve hizmetlerin tam içeriği.

Reddedilmiş veya yenilenmemiş görünen bir kayıt da inceleme yapılmadan “artık serbest” şeklinde yorumlanmamalıdır. Dosyanın güncel hukuki durumu, önceki kullanım ve varsa devam eden uyuşmazlıklar ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle araştırma sonuçlarını tarihleriyle saklamak ve başvuru öncesinde yeniden kontrol etmek, kararın hangi verilere dayandığını takip etmeyi kolaylaştırır.

Aramada aynı ismin çıkmaması tescil için yeterli midir?

Hayır. Aynı ismin bulunmaması, markanın kesin olarak tescil edileceği anlamına gelmez. Benzer işaretler, önceki tescilsiz kullanım hakları veya seçilen adın ilgili ürün bakımından ayırt edici olmaması gibi konular ayrıca incelenir. Marka sorgulaması mevcut kayıtları bulmaya, hukuki marka araştırması ise bu kayıtların ve diğer koşulların başvuruya etkisini değerlendirmeye yarar. [2]

Yurt dışında da kullanılacak markalar için araştırma hedef ülkeleri kapsamalıdır. WIPO’nun Global Brand Database sistemi uluslararası araştırmada kullanılabilir; ancak bu veri tabanının ilgili ülkelerin veya bölgesel ofislerin sicilleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bir veri tabanında sonuç bulunmaması, dünyanın bütün ülkelerinde aynı adın kullanılabilir olduğunu göstermez. [16]

9. Kullanmak istediğim isme benzeyen bir marka varsa tescil yaptırabilir miyim?

Benzer bir markanın bulunması her durumda tescili engellemez; ancak başvuru öncesinde ayrıntılı inceleme gerektirir. İşaretlerin benzerlik düzeyi, kapsadıkları mal ve hizmetler, önceki markanın ayırt ediciliği ve ilgili tüketicinin algısı birlikte değerlendirilir. Sonuç, yalnızca iki ismin yan yana yazılıp karşılaştırılmasıyla belirlenemez.

Aynı marka ile benzer marka aynı şekilde mi incelenir?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, önceki markayla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin aynı ya da aynı tür mal ve hizmetlerde tescilini, 5/1-ç maddesinde düzenler. Bu husus Kurumun kendiliğinden yaptığı inceleme kapsamındadır. Aynı veya benzer işaretlerin aynı ya da benzer mal ve hizmetleri kapsaması nedeniyle halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali doğması ise 6/1 maddesi kapsamında, önceki marka sahibinin itirazı üzerine değerlendirilir. [2]

Karıştırılma ihtimali, müşterinin iki ürünü tamamen aynı sanmasıyla sınırlı değildir. Ürünlerin aynı işletmeden veya ekonomik olarak bağlantılı işletmelerden geldiğinin düşünülmesi de önem taşıyabilir. Örneğin tüketicinin yeni markayı önceki markanın alt serisi ya da yeni hizmet kolu olarak algılaması, incelemede dikkate alınabilecek bir durumdur.

Marka benzerliği hangi ölçütlere göre değerlendirilir?

  • Görünüş: Sözcüklerin, harf dizilimlerinin, şekillerin ve genel tasarımın oluşturduğu izlenim.
  • Söyleniş: Markaların okunuşları ve ses bakımından yakınlığı.
  • Anlam: İşaretlerin tüketicide uyandırdığı kavram ve çağrışımlar.
  • Ayırt edici unsurlar: Ortak bölümün özgün bir ifade mi, yoksa ilgili ürün için sık kullanılan veya tanımlayıcı bir sözcük mü olduğu.
  • Mal ve hizmet ilişkisi: Ürünlerin veya hizmetlerin niteliği, müşterileri, sunuluş biçimi ve aralarındaki bağlantı.

Bu ölçütler, markaların bütünü içinde ele alınır. Küçük bir yazım değişikliği, farklı renk kullanımı veya isme “online” gibi bir kelime eklenmesi benzerlik riskini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Buna karşılık ortak unsurun zayıf olduğu ve diğer unsurların genel izlenimi belirgin biçimde değiştirdiği durumlarda farklı bir sonuca ulaşılabilir. [17]

Doğrudan emsal: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli, 2023/694 E., 2023/1207 K. sayılı kararında görsel, işitsel ve anlamsal özelliklerle birlikte tüketicide oluşan bütünsel izlenimin değerlendirilmesi gerektiği açıklanmıştır. Dolayısıyla yalnızca bir harfin veya grafik ayrıntının değiştirilmesi üzerinden kesin bir tescil sonucu çıkarılamaz. [18]

Karşıt sonuçlu sınırlayıcı emsal: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.03.2026 tarihli, 2025/4372 E., 2026/1257 K. sayılı kararında ise ortak unsurların düşük ayırt ediciliği, ek sözcükler, şekil farklılıkları ve ilgili tüketicinin dikkat düzeyi birlikte değerlendirilerek karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönündeki karar onanmıştır. Bu örnek, ortak bir sözcük bulunmasının her olayda ret sonucunu doğurmadığını gösterir. [19]

Önceki marka sahibinin izniyle başvuru yapılabilir mi?

Kanunun 5/3 maddesi uyarınca, önceki marka sahibinin tescile açıkça izin verdiğini gösteren noter onaylı muvafakatnamenin Kuruma sunulması, 5/1-ç kapsamındaki engeli kaldırabilir. Bu imkân, başvurunun bütün ret nedenlerinden muaf olduğu anlamına gelmez. İzin belgesinin şekli ve kapsamı ile başvurunun diğer koşulları ayrıca incelenmelidir. [2]

Benzer kayıt bulunduğunda karar; kullanılacak işaret, gerçek faaliyet alanı ve önceki hakkın kapsamı üzerinden verilmelidir. İşareti yeniden tasarlamak, mal ve hizmet listesini gerçek faaliyetle uyumlu biçimde daraltmak veya gerekli koşullarda muvafakat sürecini değerlendirmek, dosyaya göre ele alınabilecek seçeneklerdir.

10. Marka tescilinde sınıf nedir, işletmem için hangi mal ve hizmetleri seçmeliyim?

Marka sınıfı, başvuruda korunması istenen mal ve hizmetlerin uluslararası sınıflandırmadaki yerini gösterir. Nice sınıflandırmasında 34 mal ve 11 hizmet sınıfı olmak üzere toplam 45 sınıf bulunur. 2026 yılı itibarıyla Nice sınıflandırmasının 13. baskısı uygulanmaktadır; Türkiye’de başvuru hazırlanırken TÜRKPATENT’in güncel mal ve hizmet listesi esas alınmalıdır. [20][21]

Sınıf numarası ile mal ve hizmet listesi arasındaki fark nedir?

Sınıf numarası genel sınıflandırmayı gösterir; başvurunun kapsamını anlamak için o sınıfta seçilen mal ve hizmet ifadelerine bakmak gerekir. Bu nedenle bir kayıtta yalnızca “35. sınıf” veya “43. sınıf” yazdığını görmek, hangi faaliyetlerin kapsandığını değerlendirmek için yeterli değildir.

İşletmenin resmî faaliyet tanımı da başvuru listesinin yerine geçmez. Hazırlık sırasında hangi ürünlerin markayla piyasaya sunulacağı, hangi hizmetlerin müşteriye verileceği ve markanın bu faaliyetlerde nasıl kullanılacağı tek tek belirlenmelidir. Örneğin bir işletmenin ürün üretmesi, mağazacılık yapması ve eğitim hizmeti sunması, başvuruda farklı ihtiyaçlar doğurabilir.

Kahve işletmesi üzerinden sınıf seçimi örneği

Aynı marka altında kafe işleten, paketli kahve ve fincan satan bir girişim açısından şu ayrımlar önem taşır:

  • Kafede yiyecek ve içecek sunulması: 43. sınıftaki ilgili hizmetler değerlendirilir.
  • Markanın paketlenmiş kahve üzerinde kullanılması: Kahve ürünü bakımından 30. sınıf değerlendirilir.
  • Markanın fincan ürünleri üzerinde kullanılması: İlgili ürünler için 21. sınıf değerlendirilir.
  • İlgili malların perakende veya çevrimiçi satış amacıyla bir araya getirilmesi hizmeti: 35. sınıftaki ilgili hizmet, satışı yapılacak mallar belirtilerek değerlendirilir.

Bu örnek, tek bir işletme fikrinin birden fazla mal veya hizmet kapsamını gerektirebileceğini gösterir. Kesin liste, markanın ürünlerin üzerinde mi, hizmet sunumunda mı, yoksa her ikisinde mi kullanılacağına göre hazırlanır. [20]

İnternetten satış yapacağım; yalnızca 35. sınıf yeterli mi?

İnternetten satış yapılması, ürünlere ilişkin marka korumasını kendiliğinden 35. sınıfa taşımaz. Satılan ürün ile bu ürünlerin satış amacıyla bir araya getirilmesine ilişkin hizmet farklı değerlendirilir. Kendi markanızla kahve satıyorsanız, kahvenin üzerindeki işaret bakımından ürün sınıfını da ele almanız gerekir.

TÜRKPATENT’in güncel listesinde 35. sınıfın ilgili grubuna başvurulurken hangi malların veya mal gruplarının bir araya getirileceğinin belirtilmesi istenir. Dolayısıyla yalnızca “e-ticaret yapıyorum” demek, başvurunun kapsamını belirlemek için yeterli değildir. [20]

Başvurudan sonra sınıf veya ürün ekleyebilir miyim?

Başvurunun kapsamını genişletecek yeni mal veya hizmetler sonradan mevcut dosyaya eklenemez; genişletilmek istenen kapsam için yeni başvuru gerekir. Mevcut listenin daraltılması, başvurunun bölünmesi veya sınıflandırma hatalarının düzeltilmesi ise farklı işlemlerdir. Örneğin yalnızca kafe hizmetleri için yapılan başvuruya, sonradan aynı dosya ve ilk başvuru tarihi korunarak kahve ürünü eklenebileceği varsayılmamalıdır. [2][5]

Öte yandan ihtiyaçla ilgisiz çok sayıda sınıf seçmek de her zaman doğru bir strateji değildir. Başvuru maliyeti, önceki haklarla karşılaşma ihtimali ve tescil sonrası kullanım gereklilikleri birlikte düşünülmelidir. Kullanılmayan mal veya hizmetler bakımından kanuni şartları oluştuğunda kullanmama nedeniyle iptal riski gündeme gelebilir. [22]

Başvuru öncesinde hazırlanacak en yararlı çalışma, bugün sunulan ürün ve hizmetlerle yakın gelecekte gerçekten faaliyete geçirilecek alanları ayrı ayrı gösteren bir listedir. Böylece kapsam, işletmenin gerçek ihtiyacını karşılayacak şekilde kurulabilir.

11. Marka ismi ve logo için ayrı ayrı başvuru yapmak gerekir mi?

Her durumda iki ayrı başvuru yapılması zorunlu değildir. İsim ve logo tek bir marka örneğinde birlikte sunulabilir. Ancak bu durumda başvurunun konusu, isim ile görselin oluşturduğu birleşik işarettir. İsim ve logonun ayrı ayrı tescili ile birlikte tescili farklı başvuru seçenekleridir. Her başvuruyla tek bir markanın tescili istenir. [2]

Kelime markası, logo ve birleşik marka nasıl ayrılır?

Başvuru biçimi Başvuruda gösterilen işaret Planlamada dikkate alınacak ihtiyaç
Kelime markası İsim veya sözcük unsuru İsmin farklı tasarımlarda ve iletişim kanallarında kullanılması
Şekil veya logo markası Bağımsız olarak korunmak istenen görsel işaret Görselin isimden ayrı biçimde de kullanılması
İsim ve logonun birlikte sunulduğu marka Sözcük ve şeklin oluşturduğu bütün Kurumsal kimlikte kullanılan birleşik görünüm

Tablodaki seçeneklerden hangisinin uygun olduğu, markanın ayırt edici unsurlarına ve fiilî kullanım biçimine bağlıdır. Birleşik bir markanın tescili, içindeki her sözcüğün ve her şeklin bağımsız olarak aynı kapsamda korunduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte, birleşik markadaki ayırt edici sözcük de koruma ve benzerlik incelemesinde etkili olabilir. Örneğin ilgili ürünün genel adını içeren özgün bir logo, şartları varsa bir bütün olarak tescil edilebilir; bu durum ürünün genel adını tek başına sahiplenme yetkisi vermez. [17]

İsim ve logo için ayrı başvurular ne zaman değerlendirilebilir?

Müşterilerin işletmeyi ağırlıklı olarak isminden tanıması, ismin farklı yazı karakterleriyle kullanılması veya logonun zaman içinde değiştirilmesinin planlanması, kelime unsurunun ayrıca ele alınmasını gerektirebilir. Logonun uygulama simgesinde, ürün üzerinde veya tabelada isimden bağımsız kullanılması da görsel için ayrı başvuru ihtiyacını gündeme getirebilir.

Bu planlama yapılırken her başvurunun kendi marka örneği, mal ve hizmet kapsamı ve maliyeti bulunduğu dikkate alınır. Ayrı başvurular, işletmenin gerçekten kullandığı ve ticari değer atfettiği unsurlar için uygun korumayı kuracak biçimde planlanmalıdır.

Logo değişirse mevcut tescil geçersiz hâle gelir mi?

Logodaki her değişiklik, mevcut tescilin kendiliğinden geçersiz hâle gelmesi sonucunu doğurmaz. Ancak yeni kullanımın eski markanın ayırt edici karakterini koruyup korumadığı incelenmelidir. Kanunun 9/2-a maddesi, ayırt edici karakter değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanımı, kullanım yükümlülüğü bakımından kabul eder. [2][22]

Bu kural, sicildeki marka örneğinin serbestçe yenilenebileceği anlamına gelmez. Görsel kimlik esaslı biçimde değişiyorsa yeni işaret için ayrıca başvuru değerlendirilmelidir. Özellikle isim sabit kalıp logonun sık değişeceği işletmelerde, bu ihtiyacın ilk başvuru aşamasında öngörülmesi yararlıdır.

12. Aynı marka farklı sektörlerde farklı kişiler adına tescil edilebilir mi?

Evet, gerekli koşullar varsa aynı işaret farklı mal veya hizmetler için farklı kişiler adına tescil edilebilir. Ancak günlük dilde sektörlerin farklı adlandırılması veya başvuruların farklı sınıf numaralarında bulunması tek başına yeterli değildir. Mal ve hizmetlerin gerçek ilişkisi, karıştırılma ihtimali ve önceki haklar birlikte değerlendirilir. [2]

Farklı sınıf, mutlaka farklı koruma alanı anlamına gelir mi?

Kanunun 11/4 maddesi uyarınca aynı sınıfta bulunmak tek başına benzerlik, farklı sınıfta bulunmak ise benzemezlik göstergesi olarak kabul edilmez. Bu nedenle “Ben başka sınıfa başvuruyorum, önceki marka beni etkilemez” şeklinde bir değerlendirme yapılmamalıdır.

Doğrudan emsal: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli, 2023/694 E., 2023/1207 K. sayılı kararında mal ve hizmet karşılaştırmasının yalnız sınıf numarasıyla sınırlandırılamayacağı açıklanmıştır. Amaç, pazarlama koşulları, müşteri çevresi ve birbirinin yerine kullanılabilme gibi özellikler de dikkate alınır. [18]

Örneğin mobilya satışı ile iç mekân tasarımı günlük dilde farklı faaliyetler olarak tanımlanabilir. Bununla birlikte, müşterinin bu hizmet ve ürünlerin aynı işletmeden geldiğini düşünüp düşünmeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir. Bu örnek, her mobilya markasının her tasarım hizmetini engelleyeceği anlamına gelmez; yalnızca sektör adlarının tek başına sonuca götürmediğini gösterir.

Tanınmış markalar farklı sektörlerde de korunur mu?

Tanınmış markalar bakımından farklı mal ve hizmetlere uzanan koruma gündeme gelebilir. SMK m.6/5 kapsamında Türkiye’deki tanınmışlık nedeniyle haksız yarar sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya ayırt edici karakterinin zedelenmesi ihtimali varsa, haklı sebep hâli saklı kalmak üzere aynı veya benzer işaret için yapılan sonraki başvuruya itiraz edilebilir. [2]

Yakın ve sınırlayıcı emsal: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.03.2026 tarihli, 2025/280 E., 2026/144 K. sayılı kararı, tanınmışlığın ve genişletilmiş koruma koşullarının somut biçimde değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Eski KHK dönemindeki tescillere ilişkin kararda, bir kişinin şöhreti ile o kişinin adından oluşan markanın tanınmışlığının aynı kabul edilemeyeceği ve çok sayıda yabancı tescilin tek başına yeterli olmadığı vurgulanmıştır. Dolayısıyla tanınmışlık iddiası, bütün sınıflarda otomatik ve sınırsız koruma anlamına gelmez. [23]

Farklı sektör değerlendirmesinde önceki ticaret unvanı, telif hakkı veya kötü niyetli başvuru gibi başka hukuki sebepler de önem taşıyabilir. Başvuruya karar verirken yalnızca sınıf listesini karşılaştırmak yerine, seçilen işaretin önceki haklarla bütün ilişkisi incelenmelidir.

Marka tescili öncesinde nelere dikkat edilmeli?

Marka tescili planlanırken ilk olarak üç konu netleştirilmelidir: Hak sahibi kim olacak, hangi işaret korunacak ve bu koruma hangi mal veya hizmetleri kapsayacak? Sonrasında önceki haklarla çatışma riski, başvuru kapsamı ve markanın kullanım planı birlikte değerlendirilmelidir.

Şirket kuruluşu, alan adı seçimi ve sosyal medya hesaplarının açılması bu planla uyumlu yürütüldüğünde, işletmenin aynı marka etrafında tutarlı biçimde gelişmesi kolaylaşır. Marka vekili desteği de başvuru hazırlığından itirazlara ve tescil sonrası işlemlere kadar bu hukuki çerçevenin kurulmasına katkı sağlar.

Doğru başvurunun temeli, araştırma sonucunu yorumlamak, markanın ayırt edici unsurlarını belirlemek ve mal ile hizmet listesini gerçek kullanım planına uygun hazırlamaktır. Böylece başvurunun kapsamı, işletmenin mevcut faaliyetleri ve büyüme planıyla uyumlu hâle gelir.

Kaynaklar

  1. TÜRKPATENT — Marka tanımı
  2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — UYAP güncel metin; özellikle m.3–7, 9, 11, 18, 22–26, 82, 101, 148–149 ve 160
  3. WIPO — Trademarks
  4. TÜRKPATENT — Uluslararası Marka Tescil Sistemi Bilgisi
  5. TÜRKPATENT — Marka Başvuru Kılavuzu; başvuru, belge ve sınıflandırma bölümleri
  6. TÜRKPATENT — Marka Nice Sınıflandırma
  7. TÜRKPATENT — Marka İşlem Ücretleri
  8. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 25.02.2025, 2024/2457 E., 2025/1216 K. — UYAP tam metin
  9. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — UYAP; özellikle m.50, 52, 54–56
  10. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 22.05.2025, 2024/5261 E., 2025/3619 K. — UYAP tam metin
  11. TRABİS — Sıkça Sorulan Sorular; alan adı ve uyuşmazlık çözümü
  12. TÜRKPATENT — Patent Başvuru Kılavuzu; patentlenebilirlik, istemler ve koruma süresi
  13. WIPO — Patents
  14. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 04.03.2025, 2024/3377 E., 2025/1459 K. — UYAP tam metin
  15. TÜRKPATENT — Marka Araştırma ve Dosya Takibi
  16. WIPO — Global Brand Database
  17. TÜRKPATENT — Marka İnceleme Kılavuzu ve karıştırılma ihtimali değerlendirmesi
  18. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 06.12.2023, 2023/694 E., 2023/1207 K. — Doğrudan emsal
  19. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 04.03.2026, 2025/4372 E., 2026/1257 K. — Karşıt sonuçlu sınırlayıcı emsal
  20. TÜRKPATENT — 2026 Sınıflandırma Tebliği Mal ve Hizmet Listesi
  21. WIPO — Nice sınıflandırmasının 13. baskısı, 2026
  22. TÜRKPATENT — Marka Kullanım İspatı Kılavuzu
  23. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.03.2026, 2025/280 E., 2026/144 K. — Yakın ve sınırlayıcı emsal

 

Add your Comment